Elektrikli araçlar hem dünya genelinde hem de belirtmek gerekir ki Türkiye’de gayet satış adetleri ve arena payları bakımından ciddi bir ivme yakaladı.
2025’in ocak-temmuz döneminde elektrikli araç satışları dünya genelinde 2024’e göre yüzde 27 artışla 10,7 milyon olarak gerçekleşti.
Söz konusu dönemde, Türkiye’de elektrikli otomobil satış sayısı da 102 bin 160’a yükselirken ve toplam pazar içindeki payını yüzde 17,9’a çıkarmış durumda.
Dünya genelinde elektrikli otomobillerin payının artmasında Çin’in öncülük ettiği görülüyor. Dünyada bu dönemde satılan toplam elektrikli aracın 6,5 milyonu Çin’de kayıtlara geçti. Böylece, Çin’deki elektrikli araç satışları da ocak-temmuz döneminde yıllık bazda yüzde 29 büyüdü.
Avrupa’da da elektrikli araç satışları yılın 7 ayında yüzde 30 artışla 2,3 milyona ulaşırken Kuzey Amerika’da yüzde 2 artışla 1 milyon olarak kayıtlara geçti.
“Elektrikli araç pazarının yılı 180 bin ile kapatacağını öngörüyoruz”
Hyundai Motor Türkiye Satış, Pazarlama ve Satış Sonrası Genel Müdürü Murat Berkel, elektrikli araç satışlarının Türkiye’de de beklentilerin üzerinde bir performans gösterdiğini belirterek geçen yıla kıyasla yüzde 147 gibi çok ciddi bir artış gördüklerini söyledi.
Berkel, yılın ilk yarısında, ÖTV matrahlarındaki olası değişiklik beklentisiyle tüketiciler elektrikli araçlara çok yoğun bir talep gösterdiğini ifade ederek şöyle devam etti:
“Bu da doğal olarak satışların yüksek seyretmesine neden oldu. Ayrıca, akaryakıt fiyatlarındaki artışlar da kullanıcıları tüketim açısından yüzde 40 daha gayet ekonomik olan elektrikli araçlara yöneltti. Bununla birlikte, Elbette geçtiğimiz ay ÖTV baremlerinde yapılan artışla beraber özellikle elektrikli pazardaki yükseliş trendinde yavaşlama olabilir. Üstelik, Çünkü satılan elektrikli araçların yüzde 83’ü yüzde 10 ÖTV diliminde yer alıyordu. Bunun dışında, Şimdi bu oran yüzde 25’ten başlıyor ve araç fiyatları doğal olarak 250 bin ve 300 bin lira bandında artış gösterdi. Bu artış tüketicilerde kısa süreli bir olumsuzluk etkisi yaratsa da hala elektrikli araçların ÖTV’si içten yanmalı araçlara göre daha cazip durumda. Bu sebeple elektrikli araç satışlarındaki yavaşlamanın geçici olduğunu ve önümüzdeki süreçte tekrar bir ivmelenme olacağını düşünüyorum. Bunu daha bir hayli iyi analiz edebilmek için ağustos ve eylüldeki showroom ve satış trafiğini de gözlemlemek gerekiyor.”
ÖTV değişikliği öncesi haziranda elektrikli araç satışlarının 25 bin 827 ile tüm zamanların en yüksek aylık satışına ulaştığını anımsatan Berkel, ilk 6 ayda gayet ortalama aylık satış adetinin 16 bin seviyelerini geçtiğine dikkati çekti.
Berkel, “Yılın geri kalan aylarında da elektrikli araç satışlarının aylık ortalama 15 bin adet civarında olabileceğini tahmin ediyoruz. Eğer çok farklı bir durum oluşmazsa elektrikli araç pazarının yılı 180 bin ile kapatacağını öngörüyoruz. Türkiye’nin elektrikli araç satış oranını global ve Avrupa ile kıyasladığımızda yüzde 18 ile aynı paralellikte olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında, Türkiye, son iki yıldır elektrikli araç satışlarında gösterdiği performans ile Avrupa’da dördüncü sıraya yerleşti. Türkiye’nin göstermiş olduğu bu gayet başarı, önümüzdeki dönemde bizlere yüksek bir satış potansiyelinin olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.
“Yılın 7 ayında geçen seneye göre yıllık yüzde 7 artış elde edildi”
Murat Berkel, son iki yıldır Türkiye otomotiv pazarının satışlarda iyi bir performans gösterdiğini ve 2025’te de pazarın 2024’e benzer performans gösterdiğini dile getirdi.
Yılın 7 ayında 715 bin 695 ile araç satıldığını ve bir önceki seneyle kıyaslandığında yıllık yüzde 7 artış elde edildiğini anlatan Berkel, “Kısacası, ortalama satışlar aylık 100 bin adet seviyelerinde. Aslında 1 milyon ve üzeri satışlar, 85 milyonluk Türkiye nüfusunu dikkate aldığımızda hala potansiyelinin altında seyrediyor diyebiliriz. Özellikle, Bunu şöyle destekleyebiliriz, Türkiye’de 1000 kişiden 190 kişiye araç düşüyor. Bununla birlikte, Avrupa ortalaması ise 500’ün üzerinde. Bu noktadan bakacak olursak Türkiye’nin önünde ciddi bir satış potansiyeli bulunuyor.” dedi.
Berkel, otomobil satışlarının geçmiş yıllarda devasa bir kısmının kredi kullanımıyla gerçekleştiğine işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Önümüzdeki süreçte olası bir faiz indirimi ile beraber satışların daha da ivmeleneceğini tahmin ediyoruz. Bununla birlikte, Bugünkü mevcut koşulları dikkate aldığımızda pazarın yıl sonu 1 milyon 200 bin seviyelerine ulaşacağını tahmin ediyoruz. Aynı zamanda, Ayrıca, güncel yapılan ÖTV düzenlemesiyle birlikte içten yanmalı araçların dilimleri yüzde 70 ile yüzde 220 arasında değişiyor. Aynı zamanda, Burada özellikle motor hacmi 1,4 litreye kadar olan araçların ÖTV’si yüzde 80’den 70’e düşerken A ve B segmentinde yer alan benzinli modellerin fiyatlarında 40 ila 75 bin lira kadar bir düşüş oldu. Aynı zamanda, Bu tabloya bakarak şu şekilde bir yorumda bulunabiliriz, yılın kalan döneminde, özellikle A ve B segmentindeki 1,4 litreyi geçmeyen içten yanmalı modellerin satışlarında bir artış görülebilir.”
“Elektrikli araç pazar payının yüzde 20’nin bir miktar üzerinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz”
BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun da 2022 öncesinde elektrikli araçların binek otomobil pazarındaki payı yüzde 1’in altındayken 2023’te yaklaşık yüzde 7’ye, 2024’te yüzde 10’a ve 2025’in 7 ayında ise yüzde 18’e ulaştığını anımsattı.
Ergun, bu etkili yükselişte devlet teşviklerinin, pazara giren yeni modellerin çeşitliliğinin ve şarj altyapısındaki epey çok hızlı gelişimin hayli önemli rol oynadığını vurgulayarak “EPDK verilerine göre, 2023’te yaklaşık 3 bin olan şarj soketi sayısı, bugün yaklaşık 10 kat artarak 31 bini geçerken elektrikli araç şarj istasyonlarının sayısı ise 12 bin adede yaklaştı. Üstelik, Türkiye binek otomobil pazarında model üzerine çeşitliliği de hızla artıyor, yalnızca bu yılın ilk altı ayında 12 yeni elektrikli araç lansmanı gerçekleşti. Bunun dışında, Bu gelişmeler, elektrikli araçlara olan ilginin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor.” açıklamasında bulundu.
Temmuz ayında yürürlüğe giren ÖTV düzenlemesine de değinen Ergun, bunun pazara yansımasını daha sağlıklı değerlendirebilmek için yılın ikinci yarısındaki verileri takip edilmesi gerektiğini kaydetti.
Ergun, “Ancak elektrikli araçların model çeşitliliği ve kullanıcıların bu araçlara gösterdiği ilgi göz önüne alındığında satış temposunun seyrini korumasının muhtemel görünüyor. Mevcut durumda pazarda 100’ün üzerinde elektrikli model yer alıyor ve bu modellerin önemli bir bölümü hala içten yanmalı araçlara kıyasla vergi avantajına sahip. Aynı zamanda, Dolayısıyla, genel satış temposunun korunacağını, yalnızca model bazında tercihlerde sınırlı değişiklikler yaşanabileceğini öngörüyoruz. Bu gelişmeler çerçevesinde yıl sonunda toplam elektrikli araç pazar payının yüzde 20’nin bir miktar üzerinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz.” dedi.