Ocak 2024’te imzalanan protokol ile İTÜ’nün Ayazağa Kampüsü’nde kurulan merkez, Marmara Bölgesi’ndeki aktif fayların tehlikelerini ve risklerini bilimsel bir temelde araştırmayı ve toplum yararına güvenilir veriler üretmeyi hedefliyor.
Açılış töreninde İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, afetlere karşı en etkili güvencenin bilim olduğunu vurgulayarak, “Bu merkezi sadece bir bina olarak değil, farklı disiplinlerin, öğrencilerin, akademisyenlerin ve tüm paydaşların katılımıyla oluşan yaşayan bir ekosistem olarak değerlendiriyoruz. Burada gerçekleştirilecek çalışmalar, karar vericilere güvenilir ve dinamik veriler sunacak” dedi. Mandal, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Bu merkezde yer bilimcilerden afet yönetimi uzmanlarına, dijital teknolojilerden sosyal bilimlere kadar birçok alandaki bilgi disiplinlerinin bir araya geleceği bir ortam yaratacağız. Ortaya çıkacak çalışmalar, tehlikeleri önceden tahmin etmeye, riskleri doğru bir şekilde analiz etmeye ve karar vericilere güvenilir, sayısal ve dinamik veriler sunmaya imkan tanıyacak. Lisans düzeyinden doktora seviyesine kadar öğrencilerimizin sürece aktif katılımı, bu yapının geleceği için en büyük avantajlardan biri olacak.”
Kayıpların azaltılmasına yönelik çalışmalar yürütmekte olan İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, 6 Şubat depremleri sonrasında neler yapılabileceğini araştırdıklarını belirterek, “Üniversite bünyesinde, modern cihazlar ve geniş sensör ağları ile işlev görecek bu merkez, Marmara’da meydana gelebilecek olası depremlerde can ve mal kayıplarının azaltılmasına katkı sağlayacaktır” dedi.
Projenin yürütücüsü olan Prof. Dr. Cenk Yaltırak, son yüzyılda depremler nedeniyle 126 bin can kaybı yaşandığını hatırlatarak, merkezle ilgili şu bilgileri paylaştı:
“Kurduğumuz bu merkez, 21. yüzyılın ikinci yarısına dair teknolojileri barındırmaktadır. Türkiye’deki tüm kurumlar açısından 25 yıl ileride bir vizyona sahip. Zamanla daha da güçlenecek. Riski doğru bir şekilde tahmin edemezseniz, plan yapmanız mümkün değildir. Herhangi bir depremin modellemesini yapmadığınızda, sensörleriniz ve gözlem ağlarınız yoksa, veriyi ve bilgiyi kullanmakta zorlanırsınız. MATAM’ın en önemli özelliklerinden biri, veriyi ve bilgiyi görselleştirmesidir.”