Home / Finans / Kendim(iz) için bir şey istiyorsam(k)…

Kendim(iz) için bir şey istiyorsam(k)…

“Bu da sorulur mu şimdi” derseniz haksızsınız demek ne mümkün.

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com

En azından benim değerlendirmem öyle.

Ama tüketici enflasyonu ile alternatif ölçümler arasındaki farkın istatistiki olarak anormal olmamasına karşın, zaman zaman bazı alt gruplara ilişkin endişeler dile getiriliyor. Oysa o kişi 2024 başlarında ABD Senatosunda hem cumhuriyetçilerin hem de demokratların oyları ile (86 lehte 8 aleyhte oyla) atanmıştı. Bu reformun iki ayağı olmalı: Bir; TÜİK siyasi etkilerden tümüyle ya da en azından mümkün olduğunca arınmış bağımsız bir kurumsal yapıya kavuşturulmalı. Hadi “kendim(iz) için bir şey istiyorsam(k) namerdim(z)” durumu söz konusu olsun; beni (bizleri) geçelim. Mesela bu yapısal değişikliğin bir parçası da TÜİK Başkanlığı için gösterilen adayın TBMM’de niteliksel çoğunlukla göreve atanması olabilir. Fark, Eylül 2021-Mayıs 2023 arasındaki kadar değildi ama yine de belirgindi. Bu olgu artık enflasyon değerleri hakkında konuşurken ya da bir şeyler karalarken ‘TÜİK’e göre’, ‘TÜİK enflasyonu’ ya da ‘resmî enflasyon’ gibi vurgulamalara/tanımlamalara yol açtı. Birincisi, TÜİK’in TÜFE’sindeki giyim alt grubunun yıllık fevkalade fiyat artışları ile yine TÜİK’in perakende giyim satış sahası fiyat endeksi ile ölçülen fiyat artışları arasındaki önemli farktı. Mayıs 2023 seçimlerinin öncesinden bu yana dile getirdiğim(iz) bir yapısal reform ihtiyacı var. Bu ikincisi siyaseten yapılabilir görünmüyor. Dün Financial Times’da çıkan bir değerlendirme yazısının başlığı şöyleydi: “Dünya verilerimize güvenmeyecek: Donald Trump’un BLS adayı endişeye yol açtı.” BLS, ABD İşgücü Verileri Kurumu’nun kısaltması. Ama TÜİK’in açıkladığı (manşet) tüketici enflasyon verisi son zamanlarda başka kurumların ölçümlerinden belirgin bir farklılık göstermiyor. Güven, uygulanan ekonomi programı açısından çok daha önemli. Sarsılan güveni yeniden kazanmak zor zanaat… Sadece biri –mealen- “daha uygun biri olabilirdi ama ek olarak söyleyelim sonuçta BLS Başkanının kurumun verileri ile oynama gücü yoktur” diyor.

Türkiye’de tüketici enflasyonu için açıklanan alternatif değerler arasında Eylül 2021-Mayıs 2023 döneminde daha önceki yıllarda asla gözlenmeyen gayet oldukça büyük farklılıklar saptandı. Trump, birkaç hafta önce BLS’in başındaki kişiyi siyasi nedenlerle işgücü piyasasındaki gelişmeleri fena gösterdiği gerekçesiyle görevinden almıştı. Ama ilki kolaylıkla yapılabilir. Açıklanan verilere güven sarsıldı. Mesela, modası geçmiş Merkez Bankası Başekonomisti ve vurgulamak gerekir Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Hakan Kara dün attığı X mesajında –hem de Mayıs 2023 sonrası için- iki bir hayli önemli farka dikkat çekiyordu. Gazetenin görüş aldığı cumhuriyetçi cenahtaki uzmanların hemen hepsi güncel atanan kişiyi daha önceki açıklamaları nedeniyle aday gösterildiği göreve uygun bulmuyorlar. İki; son yılların verileri mercek altına alınmalı. Habere göre şu andaki Başkan Yardımcısı da onaylayanlar arasındaymış. Neredeyse üç yıl oldu, söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. İkincisi ise TÜİK ve İTO’nun aynı alt grup için ölçtüğü enflasyonlar arasındaki büyük ayrışmaydı.

Açıklanan istatistiklere güvenin sağlanmasının biz araştırmacılar ve yorumcular için ne kadar önemli olduğu açık. Yapılabilir de yapılır mı? Bunların başında da giyim alt grubu geliyor.

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir