Hayat Yolunda Işık ve Gölge Arasındaki Dans

Hayat yolculuğum hiç düz olmadı. Bazen pürüzsüz bir yolda yürürken kendimi taşlara, bazen de taş kalpli insanlara çarparken buldum.
Işığın Ardındaki Karanlık
Dışarıdan bakıldığında aydınlıkta yürüyor gibi görünsem de, içimde hep bir karanlık gölge geziniyor. Bu karanlıktan korktuğum zamanlar oluyor, ama aynı karanlığın içinde aniden bir çocuk gülüşü gibi aydınlık parlıyor. Bu tezatlar hayatın gerçeği.
Doğru ve Yanlışın Bulanıklaştığı Bir Dünya
Artık neyin doğru olduğunu bilmek zor. Eskiden her şey daha basitti; iyiler iyiydi, kötüler kötüydü. Şimdi ise herkesin içinde hem melek hem de şeytanın yankısı var. Kimin duası, kimin laneti olduğu belirsiz; kimin gülümsemesi sevgi, kimininki bir veda belirtisi, ayırt etmek güç.
Parıltının Ardındaki Sahtelik
Aydınlıktaki karanlığı görmek zordur çünkü göz kamaştırır. Ancak zamanla anlarsınız ki, bazen en parlak şey en sahte olandır.
Karanlığın İçinde Saklı Dürüstlük
Karanlığın içindeki ise öncelikle korkuyla yaklaşılır. Ancak yaklaştıkça fark edersiniz ki belki de en dürüst olan odur. Çünkü karanlık yalan söylemez; saklar belki, ama kandırmaz.
Zamanın Sınavı: Hakikatin Sessizliği
Ve zaman… Bu ahir zaman mı? Belki. Ya da belki de zamanın sonu değil, hakikatin suskun olduğu bir ara dönem, bir sınavdır. Kimin ışıkta körleştiğini, kimin karanlıkta sabrettiğini gösteren bir sınav.
Kör İnancın Yerini Bilgelik Alıyor
Ben bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var: Artık ışığa körü körüne güvenmiyorum, karanlıktan da hemen kaçmıyorum. İkisinin de içi dolu, ikisinin de bir sesi var. Ve ben artık sadece bakmıyorum, duymaya çalışıyorum.