Home / Yaşam / Sistem İnsanlaşmayı Engelliyor

Sistem İnsanlaşmayı Engelliyor

İşin garibi ise bu çabayı yine insanlar veriyor. Yani insanı insan eziyor. Bunun sebebi basit, insan önce insan olduğunu unutur. İnsandan önce patron…işçi… olunur. Dolayısıyla hayat bir meslek sahibi olma pratiğine döner. Bu takılara sahip olunduktan sonra insan olma zemini kaybolur, artık zemine statüler konmuştur ve alttaki buna inanmış üsteki daha da çok inanmış bir şekilde hayatı, hayatta kalma mücadelesine çevirirler.

Sistemin bu kadar etkili olması da aslında yine insanlar tarafından kurulmuş olmasında yatar. İnsan kendisi için iyi olanın, “mevcudunun doğru olduğuna inanmak” olduğuna inanmıştır. Bu inanç ile eğip bükülür insan, çünkü mevcut olan sabit ve değişmezmiş gibi zannedilir ve öyle yaşanır fakat aslında her âna değişim hakimdir.

Peki bu sistem nasıl bozulur? Öncelikle insanın ciddiye aldığı her işin aslında hiçbir anlamı olmadığını görmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü iş hayatı anlamsız derecede ciddidir. Paketleme yapmanın, barkot okutmanın, müdür olup işçi azarlamanın hiçbir anlamı ve ciddiyeti yoktur. Daha sonra sahip olunan statülerin aslında anlamsız ve komik olduğunu anlamak gerekir.

Bir işe girip çalışmak ile oyuncu olmak arasında tek bir fark vardır. Oyuncu rol yaptığının farkındadır ama işçi farkında değildir. Bu sebeple oyuncu rolüne kendisini inandırma aşamasındayken ara ara rolden çıkar ve güler, ama işçi rolüne o kadar çok kaptırmıştır ki gülmenin en saygısızca şey olduğunu düşünür. Ama aslında bu sistemi çözecek şey o saygısızca atılan kahkahalar olacaktır. Fakat bu bir kişinin gülmesiyle mümkün değildir. Herkes hep bir ağızdan fabrika kapılarına gidip onlara iş buyuran diğer ciddi insanların gözlerine bakarak gülmelidirler. Çünkü gülmek en bulaşıcı şeydir. Bulaşıcı olup da iyileştiren tek şey gülmektir.

Bu iş kolay değildir, iyi bir organizasyon ve istikrar gerektirir. Tek bir kişinin yapacağı şey değildir, birlik olunmalıdır. Çünkü karşısında durduğumuz sistem kendi birliğini kurmuştur ve o birliğin karşısında ki birin önemi yoktur, onu kolayca kendi birliğine dahil edebilir. Fakat birlik birden başlayacağı için ilk olanın dirayetli olması ve fedakarlıkta bulunması gerekir.

Rüstem Kesgin

Dünyalılar

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir